Yoğun iş temposundan sebep, senelik iznimin kalan 1 haftalık kısmını da kullanayım derken, evde pineklemek istemediğim için, uzak bir akrabamızın (baba kuzeni) yanına, Karabük'e gittim.Geçirdiğim hafta boyunca izlenimlerimi paylaşayım istedim.
- Öncelikle, özellikle sabah ve akşamları Ankara'nın meşhur soğuğunu aratmayan bir ayaz mevcuttu. Öyle ki otobüsten indiğimde yaklaşık 5 dakika titremekten kendime gelemedim.
- Merkezi (çarşısı) görece küçük bir yer. Maksimum 2 günde merkezi gezebiliyorsunuz. Tabii bizim yaptığımız gibi ufak bir dağ-kayalık-orman-tepe turu yapmazsanız...
- Üniversitenin şehrin gelişimine etkisi sınırlı kalmış. Yeni tahsis edilen Tıp Fakültesi binası belki bu gelişimi hızlandırır. Ancak öğrencilerin (yeni) Safranbolu ve çevresinde kalıyor olması büyük etken.
- Yeni yeni gelişen bir şehir olmasına rağmen, o alıştığımız çok katlı gökdelen tipli konutlar yok. En fazla 5 katlı binalar görebiliyorsunuz. Sanırım bu konuda gerekli çabayı gösterenleri tebrik etmek lazım.
- Safranbolu'ya gelecek olursak, Yeni Safranbolu diye tabir edilen merkez, Karabük'e göre çok daha fazla ilerleme kaydetmiş. Yükseklere çıkıldığında bile eski Safranbolu evlerinin mimarisine uygun binalar görmek mümkün. Burada da fazla katlı yapılar yok.
- Gezinin en güzel tarafı ise, herkesin mutlaka görmesi gereken Eski Safranbolu. İlki kendi imkanlarımızla, ikincisi ise orada bulunan şehir tur rehberi ile gezdiğimiz Eski Safranbolu, inanılmaz güzel bir yer. Evlerin yapısı, demirciler, bakırcılar, tarihî binalar vs. Şehri 10, 40, 80 ve 120 dakikalık turlarla tanıtan rehberler aracılığıyla gezmek çok daha farklı bir etki yaratıyor. Rehberin verdiği bilgilerle doyumsuz bir şehir turu yapmış oluyorsunuz.
Döndükten sonra, büyük kentte yaşamaya alışmış biri olarak, bu tip nispeten az gelişmiş ve küçük şehirlerde yaşamanın çok zor geleceğini bir kez daha anladım. Yine de imkanınız varsa Karabük'e özellikle Safranbolu'ya gitmenizi öneririm.
Dipnot : Fotoğraf seti için şuraya göz atabilirsiniz.







