Hayatımın hangi anında kaybettim burayı bilmiyorum. Belki bir süre ara vermem gerekliydi sanırım. Hâlâ inandığımız masallar varken, herşey güzel olacak umuduyla yaşamaya devam ederken yazıyordum galiba en son buraya.

Şimdi sadece rutin bir görevin parçasıymış gibi aksamadan aynı tonda ilerleyen bir yaşamım var. Sanki hiç bitmeyecekmiş gibi delip geçen aşk acısı, bir arabesk filminin kahramanıymışım gibi sille tokat girişen yalnızlığım ve ben. Hâlâ aynıyız ve hâlâ halet-i ruhiyemiz, melankolik bir delilik seviyesinde.

Artık kim okur kim yazar bilmiyorum. Tek bildiğim her şeye rağmen yaşadığım. Ya da yaşadığımı sandığım.